Tanıdık Ses
Tanıyor musun bu sesi?
Yarın başlarım.
Bu benim için değil.
Çok zor, başaramam.
Her seferinde başarısız oldum, bu sefer de olmaz.
Bu ses kime ait?
Bu yazı, o sesin kimliğini açığa çıkaracak. Ve neden bu kadar güçlü olduğunu anlayacaksın.
Beynin Sırrı
2010 yılı. Londra. UCL Üniversitesi. Araştırmacılar fMRI cihazıyla beyni inceliyorlar.
Soru şu: İnsan neden mevcut durumu değiştirmekten kaçınıyor?
Cevap şaşırtıcı:
Değişmek için beyin DAHA FAZLA enerji harcamak zorunda.
Beyin, enerji tasarrufu yapan bir makine. Ve tanıdık olan = güvenli olan.
Bu yüzden:
- Eski alışkanlıklar otomatik pilotta çalışıyor
- Yeni davranış bilinçli çaba gerektiriyor
- Yorgunken beyin eskiye dönüyor
- Stres altında eski kalıplar devreye giriyor
Buna status quo bias deniyor. Mevcut durumu koruma eğilimi.
Ama bekle. Bu sadece beyin mi? Hayır. Çok daha derin bir şey var.
Nefis: Asıl Düşman
Kuran-ı Kerimde nefis kelimesi 295 kez geçiyor.
Şeytan kelimesi? 88 kez.
Neden?
Muhakkak ki nefis, daima kötülüğü emreder.
Daima. Sürekli. Durmadan.
Andolsun ki, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne gibi vesveseler verdiğini biliyoruz.
Allah, nefsin vesveselerini biliyor. Peki sen biliyor musun?
Mevlana diyor ki:
Nefis, bütün kötülüklerin anasıdır. Nefis bir ejderhadır. Firavunda olan sende de vardır.
İçindeki ejderha. Herkesin içinde var. Ve o ejderha, değişimi istemiyor.
Şeytanın Stratejisi
Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından onlara sokulacağım.
Her yönden. Her açıdan. Dur durak bilmeden.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu:
Şeytan, kanın bedende dolaştığı gibi insanın damarlarında dolaşır.
Ve şeytanın en sinsi hilesi:
Şeytanın hilelerinden biri: Ya tam yap ya hiç yapma! demesidir.
Tanıdık mı geldi?
Nasıl olsa başaramazsın. Bırak. Çok zor. Senin harcın değil. Bu sesler... şeytanın fısıltısı.
Nefis + Şeytan = İttifak
Mevlana, gemi metaforunu kullanır:
Su, geminin içine girerse onu batırır. Altında bulunursa, onu yüzdürür.
Nefis ve şeytana hakim olursan = Yükseliş.
Onlara mahkum olursan = Batış.
İkisi birlikte çalışıyor:
Bilimin Keşfi: Kendine Sabotaj
Modern psikoloji buna self-sabotage diyor. Kendine sabotaj.
Erişkinlerin %20si ciddi erteleme problemi yaşıyor.
Neden?
Beyin tahmin edilebilir olanı sever. Olumsuz bile olsa tanıdık = rahatlatıcı.
Yani: Mutsuz ama tanıdık hayat, mutlu ama bilinmeyen hayattan daha çekici.
Ve araştırmalar gösteriyor:
Yeni bir davranışın otomatik hale gelmesi: Ortalama 66 gün.
21 gün miti yanlış. Gerçek: 2 ay civarı. Sabır gerekli.
Çıkış Yolu: Tedrici İlerleme
Kuranı insanlara ağır ağır okuman için bölümlere ayırdık.
Allah bile vahyi tedrici indirdi. Bir anda değil, adım adım.
Allaha en sevimli amel, az da olsa devamlı olanıdır.
Küçük adımlar > Büyük atılımlar.
Devamlılık > Yoğunluk.
Gazali diyor ki:
Ahlaklar, riyazetle değişmeyi kabul eder. Hastalıkların tedavisi tedricidir. Bedenin ilacı zamanla etki eder. Nefsin ıslahı da adım adımdır.
Değişim mümkün. Ama sabır gerekli.
Direncin Sesi vs. Hakikat
Çok zor, başaramam
Tedrici ilerleme mümkün
Değişmek için geç kaldım
Tövbe kapısı her an açık
Benim için imkansız
Allah kimseye taşıyamayacağı yük yüklemez
Her seferinde başarısız oldum
Her düşüş yeni başlangıç
Bu benim kaderim
Değiştirme gücü sende
Pratik: Direnci Nasıl Aşarsın?
Bu düşünce benim mi, nefsin mi? Fark et.
5 dakika > 0 dakika. Her zaman.
Çalış, sonucu Allaha bırak.
66 gün, 2 ay, belki daha fazla. Acele etme.
Her düşüş yeni başlangıç.
Destek al. Rehber bul.
Son Söz
Değişim zor.
Beyin direnç gösteriyor. Nefis ayak diriyor. Şeytan fısıldıyor.
Ama...
Allah sizin için kolaylık diler, zorluk istemez.
Zor ama imkansız değil.
Beyin değişebilir. Buna nöroplastisite deniyor.
Nefis terbiye edilebilir. Buna riyazet deniyor.
Şeytanın hilesi zayıf. Fark edersen aşarsın.
Seninle bir sorun yok. Beyin böyle çalışıyor. Ama sen daha güçlüsün.
Başla. Düş. Kalk. Devam et.