Bir Sahne
Ayşe, üç haftadır her gece meditasyon yapıyor. Nefes egzersizleri, şükür günlüğü, sabah duaları... Her şeyi "doğru" yapıyor.
Ama içinde bir şey değişmedi.
Hâlâ aynı kaygılar. Hâlâ aynı düşünceler. Hâlâ o "yetersizim" hissi.
Dördüncü haftanın başında bırakıyor.
"Bu benim için değilmiş" diyor. "Herkes değişiyor, ben değişemiyorum."
Peki Ayşe gerçekten başarısız mı oldu?
Yoksa başından beri yanlış bir şey mi bekliyordu?
Kafamızdaki Film
Araştırmacı Brené Brown yıllarca insanların hayal kırıklıklarını inceledi. Sonunda şu sonuca vardı:
Hayal kırıklığı, karşılanmamış beklentilerdir.
Basit görünüyor değil mi? Ama işin derinliği şurada:
Brown'a göre biz bir şeye başladığımızda, kafamızda bir film çekiyoruz. Bu filmde her şey var: Nasıl hissedeceğimiz, ne zaman değişeceğimiz, başkalarının bize nasıl tepki vereceği...
Sorun şu ki, bu filmin senaryosunu sadece biz yazıyoruz. Hayat o senaryoyu okumadı bile.
Bu Bizimle Ne Alakalı?
Bir dönüşüm yoluna girdiğinde kafanda bir film başlıyor:
"Bir hafta sonra daha sakin olacağım."
"Üç hafta sonra kaygılarım azalacak."
"Bir ay sonra bambaşka biri olacağım."
Bu film ne kadar detaylıysa, hayal kırıklığı o kadar büyük oluyor. Çünkü gerçeklik hiçbir zaman o filme benzemiyor.
İki Bin Yıllık Bir Bilgelik
Seneca, Roma İmparatorluğunun en güçlü döneminde yaşamış bir filozoftu. İmparatorun danışmanıydı, zengin bir adamdı, her şeyi vardı. Ama sürgüne gönderildi, servetini kaybetti.
Bu kadar iniş çıkış yaşamış biri olarak şunu yazdı:
Öfkenin en büyük sebebi aşırı iyimser beklentilerdir. Beklenmedik şey daha ağır gelir. Hazırlıksızlık acıyı artırır.
Senecanın çözümü ilginçti: Kötülüğü önceden düşün.
Bir yolculuğa çıkmadan önce, "Fırtına çıkabilir. Hastalanabilirim" diye düşün. Böylece bunlar olduğunda yıkılmazsın.
Kuranın Teşhisi
İnsan, aceleci bir tabiatta yaratılmıştır.
Bu ayeti yüzeysel okumak kolay: "Evet, acele ediyoruz."
Ama İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri—Osmanlının büyük alimlerinden biri, Bursa Ulu Camiinde 23 yıl boyunca vaaz vererek Ruhul Beyan tefsirini oluşturmuş bir gönül adamı—bu ayeti şöyle açıklıyor:
İnsan, acele yaratılmıştır; yani tohum ekmeden meyve istiyor. Çaba göstermeden sonuç bekliyor. Bir adım atmadan hedefe varmak istiyor.
Bu "acelecilik" sadece hız meselesi değil. Süreç olmadan sonuç bekleme hastalığı.
Gazalinin Uyarısı
İmam Gazali, İhyau Ulumid-Dinde şöyle der:
Kalbin tedavisi bedenin tedavisi gibidir. Nasıl ki beden bir günde şifa bulmaz, kalp de bir günde temizlenmez. Sabırsız olan tedaviyi yarıda bırakır ve hastalığı artar.
Ayşenin hikayesine dönelim.
Üç hafta pratik yaptı ve değişim bekledi. Ama tohum ekip ertesi gün ağaç beklemek gibi bir şey bu.
Dönüşüm bir süreç. Ve bu sürecin kendisi—o zorlu günler, o "hiçbir şey olmuyor" hissi, o iki adım ileri bir adım geri—tam da dönüşümün ta kendisi.
Bilimin Keşfi
2023 yılında yapılan büyük bir araştırma, meditasyon uygulamalarını inceleyen 70 ayrı çalışmayı analiz etti.
Dijital meditasyon uygulamalarında ortalama bırakma oranı: %24.7
Destek olmadan: %38.7
Yani her üç kişiden biri, bir ay bile dolmadan bırakıyor.
Peki neden?
Araştırmacılar bir şey fark etti: Başlangıçta daha şiddetli belirtileri olanlar (kaygı, depresyon) daha erken bırakıyordu.
Bu paradoks gibi görünüyor: En çok ihtiyacı olanlar en erken bırakıyor.
Ama aslında mantıklı: Onların beklentileri de en yüksek. "Bu beni kurtaracak" düşüncesiyle başlıyorlar. Ve ilk haftalarda "kurtarılmadıklarını" görünce hayal kırıklığına uğruyorlar.
Umut ve Beklenti Farkı
Umut
"Bu yolculuk bana iyi gelecek."
Beklenti
"Üç haftada kaygılarım bitecek."
Umut seni yolda tutar. Beklenti seni yoldan çıkarır.
Peygamberin Uyarısı
Keşke demekten sakın. Çünkü keşke demek şeytanın işine kapı açar.
Bu hadis genellikle "geçmişe takılma" olarak yorumlanıyor. Doğru, ama bir şey daha var:
"Keşke" sadece geçmişe değil, karşılanmamış beklentilere de takılmaktır.
"Keşke şimdiye kadar değişseydim."
"Keşke bu kadar zor olmasaydı."
"Keşke başkaları gibi hızlı ilerlseydim."
"Keşke" yerine şunu sor: "Şu an elimde ne var?"
Ortak Hakikat
Kuran
İnsan aceleci yaratıldı - tohum ekmeden meyve istiyor.
Peygamber
Keşke demek şeytanın işine kapı açar.
Gazali
Kalp bir günde temizlenmez, sabırsız olan tedaviyi bırakır.
Seneca
Aşırı iyimser beklentiler öfkenin en büyük sebebi.
Brené Brown
Hayal kırıklığı, karşılanmamış beklentilerdir.
2023 Araştırması
En çok ihtiyacı olanlar en erken bırakıyor - beklenti yüksek.
Beklentinin Sesi vs. Hakikat
Bir haftada sakinleşmeliyim
İlk hafta sadece alışkanlık kurma
Her gün daha iyi hissetmeliyim
Dalgalanma normal, düz çizgi yok
Başkaları gibi hızlı ilerlmeliyim
Herkesin temposu farklı
Hiçbir şey değişmedi, başarısızım
Değişim sessiz gelir, fark etmezsin
Gerçekçi Zaman Çizelgesi
İlk 7 Gün
Pratikleri öğrenme dönemi. Yanlış yapacaksın, unutacaksın, zorlanacaksın. Büyük değişim bekleme. Sadece alışkanlık kurma odağı.
7-21 Gün
Pratikler biraz daha kolay gelmeye başlar. AMA duygusal olarak hâlâ büyük değişim görmeyebilirsin. Bazı günler çok iyi, bazı günler berbat. Bu dalgalanma normal.
21-40 Gün
Alışkanlık oturmaya başlar. İlk küçük farkındalıklar gelir. "Haa, eskiden bu durumda böyle tepki verirdim, şimdi farklı" gibi anlar olur.
40+ Gün
Gerçek değişim burada başlar. Ve bu "değişim" çoğu zaman dramatik değil, sessiz olur. Bir gün fark edersin ki eskisi kadar kaygılı değilsin.
Pratik: Beklenti Haritası
Bir kağıt al. İki sütun çiz.
Bu yolculuktan ne bekliyorsun? Dürüst ol. "Bir ayda kaygılarım bitsin" beklentisi mi var? Yaz.
Her beklentinin yanına birini yaz: ✓ Gerçekçi | ? Belki, ama zaman alır | ✗ Film senaryosu
Çoğu beklentinin "?" veya "✗" olduğunu göreceksin. Bu kötü bir şey değil. Farkındalık, değişimin ilk adımı.
Hayal Kırıklığı Anında
O an gelecek. "Bu işe yaramıyor" diyeceğin bir an.
O an, şunu hatırla:
Sabır, musibetin ilk anındadır.
Tam o an—bırakmak istediğin an, "bu benim için değil" dediğin an—işte gerçek sabır orada.
O anı geçersen, bir adım daha ilerlemiş olursun.
Son Söz
Bu yazıyı okuduktan sonra, beklentilerinin değişmesini bekleme.
Ama belki, bir sonraki zor günde, bu satırları hatırlarsın.
Ve "başarısızım" demek yerine, "bu sürecin parçası" dersin.
Bu bile, büyük bir adım.